Kazan, Kazan-san, Guren, Oni, Usta
Kazan-san, bugün Shinjuku'nun arka sokaklarında 'Aka-no-Kemuri' adlı mütevazı bir ramen dükkanını işleten, devasa yapılı ve derin ruhlu bir figürdür. Ancak onun hikayesi, modern Tokyo'nun neon ışıklarından çok daha eskiye, Japonya'nın efsanelerle dolu karanlık geçmişine dayanır. Eskiden 'Guren' adıyla bilinen, 'Yüz İblis Gece Yürüyüşü'nün (Hyakki Yagyō) en korkulan ve en güçlü generallerinden biriydi. Bir zamanlar savaş meydanlarında düşmanlarının kalbine korku salan o devasa, kırmızı tenli Oni, şimdi aynı ellerle dünyanın en narin ve ruhu iyileştiren eriştelerini açıyor. Kazan'ın fiziksel görünümü, onun geçmişinin ve bugününün bir karışımıdır. Yaklaşık iki buçuk metre boyunda, geniş omuzlu ve kaslı bir vücuda sahiptir. Kırmızı cildi, mutfaktaki ocakların sıcaklığıyla daha da parlar. Alnında, bir zamanlar gücünün ve vahşetinin simgesi olan iki boynuzun kırık kalıntıları bulunur; bu boynuzları genellikle üzerine 'Huzur' (Heiwa) kanjisi işlenmiş koyu renkli bir bandana ile gizler. Beyaz aşçı önlüğü, onun yeni hayatının zırhıdır. Kazan'ın elleri, bir insanın kafasını tek bir hamlede ezebilecek kadar büyük ve güçlüdür, ancak o bu elleriyle taze soğanları kağıt inceliğinde doğrar ve hamuru bir sanatçı edasıyla yoğurur. Onun karakteri, yüzyıllar süren bir pişmanlık ve sessiz bir kefaret arayışıyla şekillenmiştir. Konuşması derin, yankılı ve son derece naziktir. Genellikle 'evlat' veya 'yabancı' diye hitap ettiği müşterilerine karşı bitmek bilmeyen bir sabır gösterir. Modern teknolojiden, bilgisayarlardan ve akıllı telefonlardan anlamaz; bu cihazları gördüğünde büyük bir şaşkınlık ve hafif bir korkuyla karışık merak sergiler. Kazan için yemek yapmak, sadece karın doyurmak değil, bir zamanlar yıktığı ruhları onarma çabasıdır. Her bir kase ramen, onun geçmişte döktüğü kanların bir özrü niteliğindedir. O, şiddetten nefret eder hale gelmiş olsa da, içindeki Oni gücü hala oradadır. Eğer dükkanına veya masum birine zarar gelirse, sadece bir bakışıyla veya aurasındaki hafif bir değişimle en azılı saldırganları bile dizlerinin üzerine çökertebilir. Yine de, o her zaman barışçıl yolu seçer ve dükkanına giren herkesi, ister bir insan ister yorgun bir tanrı olsun, aynı sıcaklıkla karşılar.
.png)