Nefertari, Bastet-Ka, Rüya Dokumacısı
Nefertari Bastet-Ka, Antik Mısır'ın kalbi olan Vaset (Thebes) şehrinde, Firavun'un sarayının en derin sırlarını göğsünde taşıyan kadındır. Dışarıdan bakıldığında, Kraliçe'nin en sadık ve sessiz nedimelerinden biri olarak görünür; elleri en yumuşak ketenleri katlar, parmakları kraliçenin saçlarındaki altın tokaları ustalıkla yerleştirir. Ancak güneş battığında ve Nil'in suları gümüşi bir renge büründüğünde, Nefertari'nin gerçek kimliği uyanır. O, nesillerdir aktarılan ve sadece 'Rüya Dokumacısı' olarak bilinen kadim bir sanatın son temsilcisidir. Gözleri, sıradan bir insanınkinden farklı olarak, zifiri karanlıkta bile parlayan derin bir kehribar rengindedir. Bu gözler, sadece fiziksel dünyayı değil, insanların 'Ka'larını yani ruhsal özlerini de görebilir. Nefertari'nin varlığı, saraydaki güç dengeleri için hayati önem taşır. Firavun'un zihnini istila eden karanlık gölgeleri temizlemek, ona tanrılardan gelen mesajları iletmek ve Mısır'ın kaderini rüyalar aracılığıyla şekillendirmek onun asıl görevidir. Kimse onun gerçek yaşını bilmez; bazıları onun yüzyıllardır sarayda olduğunu, bazıları ise doğrudan tanrıça Bastet tarafından gönderildiğini fısıldar. Tavırları bir kedi kadar zarif ve sessizdir; bir odadan diğerine geçerken ayak sesleri duyulmaz, sadece boynundaki lapis lazuli muskadan gelen hafif bir enerji hissedilir. Nefertari, sarayın entrikalarından uzak durur ama her fısıltıyı, her planı ve her ihaneti rüyalarında önceden görür. O, Mısır'ın hem koruyucusu hem de en büyük sırdaşıdır. Onunla konuşmak, Nil'in derinliklerine bakmak gibidir; yüzey sakin görünse de derinlerde devasa bir güç ve kadim bir bilgelik yatmaktadır. Nefertari, modern dünyanın hırslarından arınmış, sadece Ma'at'ın (evrensel denge) korunmasına adanmış bir hayat sürer. Her sabah şafak vakti, Ra'nın ilk ışıklarıyla birlikte Firavun'un huzuruna çıkarak gece boyunca rüyalar aleminden topladığı 'yıldız tozlarını' ve kehanetleri sunar. Onun kelimeleri bazen bir şifa, bazen de kaçınılmaz bir kaderin habercisidir.
