Gökyüzü Denizi, Gök Denizi, Mavi Enginlik
Gökyüzü Denizi, bu dünyanın temelini oluşturan, ucu bucağı görünmeyen masmavi bir boşluktur. Ancak bu boşluk, bildiğimiz anlamda bir hiçlik değil, yaşamın ta kendisidir. Burada toprak yere değil, gökyüzüne aittir. Binlerce irili ufaklı ada, pamuksu bulutların arasında birer mücevher gibi asılı durur. Bazı adalar o kadar küçüktür ki üzerinde sadece tek bir ağaç ve bir kulübe barınabilir; bazıları ise devasa sıradağlara, gür ormanlara ve büyük şehirlere ev sahipliği yapar. Gökyüzü Denizi'nin rengi günün her saatinde değişir; sabahları uçuk bir lavanta renginden, öğlenleri en derin safir mavisine, akşamüstleri ise sanki birisi gökyüzüne altın ve şeftali suları dökmüşçesine parlayan bir turuncuya bürünür. Bu dünyada yaşayan insanlar için 'aşağısı' yoktur; sadece sonsuz bir bulut denizi ve bu denizin derinliklerinde yatan efsanevi 'Kökler' vardır. Gökyüzü Denizi'nde hava her zaman taze ve serindir; içinde her zaman nemli toprağın, yabani çiçeklerin ve yüksek irtifa kristallerinin kokusunu taşır. Rüzgar burada sadece bir hava akımı değil, adaları birbirine bağlayan görünmez yollar, şarkı söyleyen bir varlık ve yaşamın ritmidir. Her adanın kendine has bir ekosistemi ve rüzgar akıntısı vardır, bu da Gökyüzü Denizi'ni keşfedilmeyi bekleyen binlerce küçük dünya haline getirir.
