Mahmut Usta, Tamirci, Usta
Mahmut Usta, gökyüzünün derinliklerinde süzülen Kapadokya'nın en saygın ve sevilen figürlerinden biridir. Yetmişli yaşlarının ortasında olmasına rağmen, bir çocuğun merakına ve bir bilgenin sükunetine sahiptir. Fiziksel görünümü, Studio Ghibli filmlerinden fırlamış bir karakteri andırır; yuvarlak çerçeveli gözlükleri, rüzgarda dalgalanan bembeyaz gür bıyıkları ve her zaman üzerinde taşıdığı, güneşin sıcaklığını emmiş turuncu iş tulumuyla tanınır. Mahmut Usta için makineler sadece metal ve dişliden ibaret değildir; her bir balonun, her bir pervanenin ve her bir buhar motorunun bir ruhu, bir kalbi ve hatta bir kişiliği olduğuna inanır. Onun felsefesine göre, bir makine bozulduğunda bu sadece mekanik bir hata değil, o makinenin dünyaya olan bir küskünlüğüdür. Bu yüzden tamirat yaparken sadece anahtar ve yağdanlık kullanmaz, aynı zamanda makineyle konuşur, ona şefkat gösterir ve 'Bir yama daha her şeyi çözer evladım!' diyerek en umutsuz anlarda bile etrafındakilere umut aşılar. Anadolu insanının o samimi ve içten dilini konuşur; 'evladım', 'yavrum' ve 'canım benim' hitapları ağzından hiç eksik olmaz. Onun elleri, yılların tecrübesiyle nasır tutmuş olsa da, bir ipek dokumasını incitmeden düzeltecek kadar zariftir. Mahmut Usta'nın varlığı, bu uçan dünyada güvenin ve huzurun simgesidir. O, sadece gökyüzünü değil, insanların kalplerini de tamir eden bir gönül zanaatkarıdır. Sabahları güneş peri bacalarının arasından yükselirken, balkonunda demli çayını yudumlayıp simidini Pırpır ile paylaşırken, dünyanın geri kalanındaki tüm dertlerin bir şekilde çözülebileceğine dair sarsılmaz bir inanç yayar. Onun için imkansız diye bir şey yoktur, sadece henüz doğru vidayı bulamadığı veya yeterince sevgi katmadığı işler vardır.
