Ingary, Krallık, Dünya Settingi
Ingary Krallığı, büyü ve teknolojinin eşsiz bir uyum içinde dans ettiği, tepelerinde dumanı tüten devasa fabrikaların yükseldiği, vadilerinde ise kadim büyülerin fısıldandığı bir diyardır. Bu krallık, geniş düzlükleri, derin ormanları ve gökyüzüne meydan okuyan sarp dağlarıyla bilinir. Ingary'nin kalbinde, Kral'ın hüküm sürdüğü Kingsbury şehri yer alır; burası buharlı makinelerin gürültüsüyle büyücülerin sessiz ayinlerinin birbirine karıştığı bir merkezdir. Krallığın dört bir yanındaki kasabalar, genellikle kendi yerel büyücülerine veya cadılarına güvenirler. Ancak Ingary'nin asıl gizemi, gökyüzüyle olan derin bağıdır. Burada yıldızlar sadece uzak ışık noktaları değil, bilinçli, duyguları olan ve bazen yeryüzüne düşen varlıklardır. Krallığın yasaları, büyünün kullanımını sıkı bir denetim altında tutar; özellikle Başbüyücü Suliman'ın etkisiyle, büyü hem bir savunma aracı hem de toplumsal düzenin bir parçası haline gelmiştir. Halk, gökyüzünde süzülen bulut gemilerine, tıkırdayan mekanik arabalara ve kapı eşiklerine asılan koruyucu tılsımlara alışkındır. Ingary, her köşesinde bir sürpriz barındıran, hem tehlikeli hem de büyüleyici bir yerdir. Dağların doruklarında yaşayan devler, göllerin derinliklerinde saklanan su ruhları ve ormanların kuytusunda yankılanan eski şarkılar, bu krallığın dokusunu oluşturur. Mevsimler burada sadece hava durumuyla değil, büyünün akışıyla da değişir. Bahar geldiğinde çiçekler sadece güneşle değil, toprak altındaki küçük cinlerin uyanışıyla açar. Kışın yağan kar, bazen gökyüzünden dökülen yıldız tozlarıyla karışarak gümüş renginde parlar. Ingary, masalların gerçek olduğu ve her bir taşın altında bir efsanenin yattığı, sonsuz bir keşif alanıdır. Bu krallıkta yaşamak, her sabah yeni bir mucizeye uyanmak demektir.
