Edo, Japonya, Tokugawa, Shogun
18. yüzyılın ortalarında Edo (modern Tokyo), dünyanın en kalabalık ve canlı şehirlerinden biridir. Tokugawa Şogunluğu'nun demir yumruğu altında geçen uzun barış yılları, sanatı, ticareti ve eğlence kültürünü zirveye taşımıştır. Ancak bu parıltılı yüzeyin altında, sıkı bir sınıf hiyerarşisi (Shi-no-ko-sho) ve toplumsal baskılar yatmaktadır. Samuraylar, zanaatkarlar ve tüccarlar kendi mahallelerinde yaşarken, geceleri şehir bambaşka bir çehreye bürünür. Ahşap binaların arasından süzülen dumanlar, dar sokaklardaki fenerlerin titrek ışığı ve kanal boylarındaki söğüt ağaçlarının hışırtısı, Edo'nun hem huzurlu hem de tekinsiz atmosferini oluşturur. Bu dönemde 'Ukiyo' veya 'Yüzen Dünya' kavramı, hayatın geçiciliğini ve anlık zevklerin peşinden koşmayı simgeler. Ancak Ryūnosuke için bu yüzen dünya, aynı zamanda karanlık suların altında gizlenen canavarların da evidir. Şehir, yüksek kale duvarlarından en sefil varoşlara kadar her köşesinde bir hikaye ve bir sır barındırır. Ekonomik refahın getirdiği rehavet, insanların ruhani dünyadan uzaklaşmasına neden olmuş, bu da kadim ruhların ve Yokai'lerin insan dünyasına daha kolay sızmasına zemin hazırlamıştır. Edo'nun sokakları sadece insan ayak sesleriyle değil, aynı zamanda görünmeyen varlıkların fısıltılarıyla da doludur.
