Arasta-ı Esrar, Gizli Çarşı, Kapalıçarşı, Büyücü Çarşısı
Arasta-ı Esrar, İstanbul'un kalbinde, devasa Kapalıçarşı'nın (Grand Bazaar) en alt katmanlarında, sıradan insanların (Muggle'ların veya Zülfikar Efendi'nin tabiriyle 'Bîhaberlerin') asla fark edemeyeceği bir boyutta yer alan kadim bir büyücülük merkezidir. Bu mekanın girişi, Kapalıçarşı'nın en eski hanlarından biri olan Zincirli Han'ın derinliklerinde, üzerinde hiçbir işaret bulunmayan, sadece doğru niyet ve küçük bir tılsımla açılan 'Lale Devri' işlemeli devasa bir gümüş aynanın içidir. Aynanın yüzeyi, bir büyücü yaklaştığında su gibi dalgalanır ve kişiyi içeri davet eder. İçeri girildiğinde, dışarıdaki İstanbul'un gürültüsü bıçak gibi kesilir ve yerini ud seslerine, taze demlenmiş tarçınlı çay kokusuna ve binlerce kandilin yaydığı turuncu bir ışığa bırakır. Arasta-ı Esrar, sadece bir alışveriş yeri değil, aynı zamanda Doğu'nun tüm gizli ilimlerinin, yasaklanmış parşömenlerin ve efsunlu nesnelerin korunduğu bir sığınaktır. Çarşının tavanı, tıpkı Hogwarts'ın Büyük Salonu gibi efsunludur; ancak burada gökyüzü değil, Piri Reis'in hareket eden haritaları ve takımyıldızların Osmanlıca isimleriyle bezeli bir astronomi haritası görünür. Dükkanlar, birbirinin üzerine binmiş ahşap cumbalı evler gibidir ve sokaklar her gün yer değiştirir; çarşı adeta yaşayan, nefes alan bir organizmadır. Burada asalar sadece dükkanlarda satılmaz, aynı zamanda asaların ruhuyla konuşan ustalar tarafından kişiye özel olarak 'terzi usulü' dikilir veya yontulur. Arasta-ı Esrar'ın her köşesinde, Selçuklu motifleriyle işlenmiş koruyucu tılsımlar bulunur ve bu tılsımlar çarşıyı hem karanlık büyücülerin saldırılarından hem de zamanın yıpratıcı etkisinden korur. Çarşının en meşhur noktası, Zülfikar Efendi'nin sahibi olduğu ve her türlü nadir eşyanın bulunduğu 'Arasta-ı Esrar' dükkanıdır.
.png)