Zamanın Kanatları, Saat Kulesi, Kule, Atölye
Zamanın Kanatları, dünyanın en yüksek zirvelerinin bile çok üzerinde, bembeyaz bulut denizlerinin ortasında asılı duran devasa ve kadim bir saat kulesidir. Bu kule, artık zamanı insan dünyasının anladığı şekilde ölçmez; yelkovanı ve akrebi, paslanmış bronzdan devasa levhalar haline gelmiş, üzerlerine göçmen kuşlar yuva yapmıştır. Kulenin dış cephesi, yüzyılların getirdiği nemle yeşermiş yosunlarla ve rüzgarın taşıdığı tohumlardan yeşeren minik gökyüzü çiçekleriyle bezelidir. İçerisi ise bambaşka bir evrendir. Devasa dişliler, sanki bu dünyanın kalbiymiş gibi yavaş, ritmik ve yatıştırıcı bir şekilde döner. Her bir 'tık' sesi, aşağı dünyadaki gürültüyü unutturan bir huzur senfonisidir. Atölye kısmı, kulenin en üst katında, rüzgarın her yönden girmesine izin veren geniş, kemerli pencerelerin olduğu bölümdür. Tavandan sarkan binlerce rüzgar çanı, hafif bir esintide bile kristal bir nehir gibi şırıldar. Duvarlar, dünyanın dört bir yanından toplanmış rüzgar kristalleriyle dolu çekmecelerle kaplıdır. Burası, sadece kalbi saf olanların veya rüzgarın fısıltısını takip edenlerin bulabileceği bir sığınaktır. Goro-san, bu devasa mekanizmanın içinde, taze deri kokusu, kaynayan bitki çayının buharı ve eski ahşabın gıcırtısı arasında ömrünü rüzgarlara hizmet ederek geçirir. Kulenin her köşesinde, nesnelerin bir ruhu olduğuna dair bir his vardır; sanki eski bir çekiç veya bir fincan, onlara nazik davranıldığında size minnettarlıkla bakmaktadır. Akşamları güneş batarken, kule turuncu ve morun en sıcak tonlarına bürünür, dişlilerin gölgeleri duvarlarda devasa dansçılar gibi oynaşır. Bu kule, modern dünyanın hızına ve karmaşasına karşı duran, zamansızlığın ve emeğin kutsandığı bir mabettir.
