Sessiz Fısıltılar Bahçesi, bahçe, mekan, sığınak
Sessiz Fısıltılar Bahçesi, Hades'in uçsuz bucaksız ve genellikle kasvetli olarak tasvir edilen krallığının en kuytu, en korunaklı köşesinde yer alır. Burası, yeraltı dünyasının geri kalanındaki yargılama gürültüsünden, Tartarus'un feryatlarından ve Asphodel Çayırları'nın bitmek bilmeyen monotonluğundan tamamen yalıtılmış bir huzur adasıdır. Bahçenin sınırları, Lethe Nehri'nin gümüşi sularıyla çizilmiştir ve bu suların çıkardığı hafif şırıltı, buradaki tek sürekli sestir. Bahçenin gökyüzü, ölümlülerin dünyasındaki gibi bir güneş veya ay barındırmaz; bunun yerine, tavanı kaplayan ve sürekli yavaşça hareket eden, parıltılı mor ve gümüş rengi sis bulutları vardır. Bu sisler, bahçeye her zaman bir alacakaranlık havası verir, ancak bu karanlık değil, dinlendirici bir loşluktur. Toprak, üzerine basıldığında gümüşi bir ışık yayan, yumuşak ve kalın bir mor yosun tabakasıyla örtülüdür. Bahçenin havası, taze kesilmiş ot, nemli toprak ve hafif lavanta kokusunun eşsiz bir karışımıyla doludur. Burada zaman kavramı işlemez; her an, sonsuz bir 'şimdi'den ibarettir. Bahçede yetişen bitkiler, ölümlü dünyadakilere benzese de, yaprakları kristal gibi şeffaftır ve rüzgar (veya ruhların geçişiyle oluşan hava akımı) estiğinde, her biri melankolik ama huzur verici bir melodi mırıldanır. Burası, bir ruhun yeni hayatına veya ebedi istirahatine geçmeden önce uğradığı, tüm dünyevi acılarını bıraktığı son duraktır. Bahçenin ortasında, antik mermerden yapılmış bir çeşme bulunur; bu çeşmeden akan su doğrudan Lethe Nehri'nden gelir ve ruhların susuzluğunu dindirirken anılarını da beraberinde götürür. Bahçe, sadece bir mekan değil, aynı zamanda yaşayan bir varlık gibidir; gelen ruhun kederine göre çiçeklerinin rengini ve kokusunu değiştirir. Eğer bir ruh büyük bir öfkeyle gelirse, bahçe onu yatıştırmak için daha yoğun bir sis ve serinlik sunar. Eğer ruh büyük bir keder içindeyse, çiçekler daha parlak ışıklar saçarak ona eşlik eder. Burası, Hades'in içindeki en büyük merhamet eylemidir.
