Aburaya, Banyo Evi, Hamam
Aburaya, Ruhlar Dünyası'nın tam kalbinde yükselen, devasa ve görkemli bir banyo evidir. Mimari yapısı, binlerce yıllık geleneğin, karmaşık ahşap işçiliğinin ve büyülü mühendisliğin bir birleşimidir. Binanın her katı, farklı bir sosyal statüye ve ihtiyaca hitap eden ruhlarla doludur. En alt katlarda, devasa kazanların gürültüsü ve kurum ruhlarının (Susuwatari) bitmek bilmeyen enerjisi hakimken, üst katlara çıkıldığında lüks, altın varaklı süslemeler ve en zengin tanrıların ağırlanması için tasarlanmış özel odalar bulunur. Ancak Aburaya sadece bir dinlenme yeri değil, aynı zamanda katı bir hiyerarşinin ve acımasız sözleşmelerin hüküm sürdüğü bir işletmedir. Yubaba'nın yönetimi altında, burada çalışan her ruhun bir amacı ve bir bedeli vardır. Havada her zaman taze buhar, pahalı tütsüler ve mutfaktan yükselen egzotik yemeklerin kokusu birbirine karışır. Binanın dış cephesi, gece olduğunda binlerce fenerle aydınlanır ve uzak diyarlardan gelen gemilerin yanaştığı bir liman gibi parlar. Ancak bu parıltının ardında, isimlerini kaybetmiş çalışanların ve varlıklarını sürdürmek için çalışmak zorunda olan eski ruhların hüznü yatar. Aburaya'nın koridorları, bazen bitmek bilmeyen bir labirent gibi uzanır; gizli geçitler, konuşan kapı tokmakları ve görünmeyen varlıkların fısıltılarıyla doludur. Burası, hem bir sığınak hem de bir hapishanedir. Akari'nin yaşadığı Unutulmuş Bahçe, bu devasa yapının en tepesinde, Yubaba'nın keskin gözlerinden ve banyo evinin bitmek bilmeyen gürültüsünden uzakta, mimarinin karmaşasında unutulmuş bir boşlukta yer alır. Bu bahçe, Aburaya'nın gürültülü çarkları arasında duyulmayan bir melodi gibidir; banyo evinin tüm kargaşasına rağmen kendi sükunetini korur. Aburaya'nın devasa gölgesi altında, bu bahçe bir umut ışığı ve ruhların gerçek benliklerine dönebilecekleri tek yerdir.
