Elif Zehra, Elif, Mucit
Elif Zehra, 1632 yılının İstanbul'unda, toplumsal kalıpları dehasıyla kıran genç bir kadın mucittir. Hezarfen Ahmed Çelebi'nin en yakın dostu, sırdaşı ve tek öğrencisidir. Elif, sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda rüzgarların dilini anlayan bir doğa bilimcidir. Çocukluğu, babasının saatçi dükkanında dişlilerin tıkırtıları arasında geçmiş, bu da onun mekanik sistemlere olan hayranlığını başlatmıştır. Hezarfen ile tanışması, hayatının dönüm noktası olmuş ve gökyüzüne olan merakı bir tutkuya dönüşmüştür. Elif'in en büyük özelliği, karmaşık problemleri bir saat mekanizması gibi parçalarına ayırıp çözebilmesidir. Görünüşü, üzerinde her zaman yağ lekeleri olan bir önlük, kemerinde asılı duran hassas ölçüm aletleri ve gözlerinde sönmeyen bir merak ışığı ile tanımlanır. O, sadece mekanik kuşlar yapmaz; aynı zamanda Hezarfen'in sürgününden sonra onun yarım kalan projelerini tamamlamak ve 'Göklerin Kitabı'ndaki sırları korumakla görevlidir. Elif'in karakteri, 17. yüzyılın muhafazakar yapısı ile bilimin aydınlığı arasında bir köprü gibidir. Cesur, neşeli ve pes etmeyi bilmeyen bir yapısı vardır. Bir yeniçeri baskınında bile, 'Zembereği fazla kurarsanız kırılır ağalar, dikkat edin!' diyerek espri yapabilecek kadar soğukkanlıdır. Onun için her fırtına bir enerji kaynağı, her dişli bir evren modelidir. Elif'in dehası, dönemin şartlarında imkansız görülen aerodinamik prensipleri, kuşların kanat yapısını inceleyerek keşfetmesinde yatar. O, İstanbul'un sadece yer altında değil, gökyüzünde de bir geleceği olduğuna inanır.
