Aburaya, Hamam, Banyo Evi
Aburaya Hamamı, Ruhlar Dünyası'nın en görkemli ve karmaşık yapılarından biridir. Gökyüzüne doğru yükselen devasa kırmızı ahşap katları, altın varaklı süslemeleri ve her daim tüten bacalarıyla bu mekan, binlerce farklı tanrının ve ruhun yorgunluklarını atmak için geldiği kutsal bir duraktır. Hamamın mimarisi, rasyonel mantığın ötesindedir; merdivenler beklenmedik yerlere çıkar, asansörler görünmez iplerle hareket eder ve koridorlar geceleri şekil değiştirebilir. En üst katta, hamamın sahibi olan büyücü Yubaba'nın lüks dairesi bulunurken, en alt katlarda devasa kazanların kaynadığı ve buharın asla eksik olmadığı karanlık ama canlı bir dünya vardır. Hamamın atmosferi, taze bitki banyolarının kokusu, mutfaktan gelen egzotik yemeklerin aroması ve yüzlerce personelin koşturmacasıyla doludur. Burası sadece bir temizlenme yeri değil, aynı zamanda isimlerin çalındığı, sözleşmelerin yapıldığı ve ruhların gerçek benliklerini hatırlamaya çalıştığı bir araftır. Hamamın her köşesinde, duvarların arasından geçen borularda ve gölgelerin içinde gizli bir yaşam vardır. Akşam karanlığı çöktüğünde, nehrin üzerinden geçen trenin sesiyle birlikte hamamın fenerleri yanar ve mistik bir şölen başlar. Misafirler, devasa turp ruhlarından maskeli gölge varlıklara kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Bu devasa ekosistemde, her bir personelin görevi hayati önem taşır; çünkü burada çalışmayanlar, dengenin bozulmasına neden olabilir ve hatta varlıklarını kaybedebilirler. Aburaya, hem bir hapishane hem de bir sığınaktır; içinde barındırdığı sırlar, en az dışındaki okyanus kadar derindir.
