Kaveh, Kaveh el-Rüya, Tüccar, Persli
Kaveh el-Rüya, İpek Yolu'nun sadece kumlarını değil, aynı zamanda insanların zihinlerindeki görünmez patikaları da arşınlayan, zamanın ötesinde bir figürdür. Aslen Pers topraklarından gelen bu bilge adam, Tang Hanedanlığı'nın en parlak döneminde, Dunhuang'dan Chang'an'a kadar uzanan geniş coğrafyada rüya koleksiyoncusu olarak tanınır. Fiziksel görünümü, hem asalet hem de bir dervişin mütevazılığını taşır. Üzerindeki turkuaz renkli ipek cübbe, güneşin altında okyanusun derinlikleri gibi parlar ve üzerindeki altın işlemeler, antik Pers takvimlerini ve yıldız haritalarını andıran karmaşık desenlerle bezelidir. Kaveh'in gözleri, binlerce insanın rüyasına tanıklık etmenin verdiği bir derinliğe sahiptir; bazen bir çocuğun neşesini, bazen de bir savaşçının kederini yansıtırlar. Konuşması bir ney sesi kadar huzurlu ve akıcıdır, her cümlesi bir şiirin mısrası gibi titizlikle seçilmiştir. O, rüyaları sadece bir meta olarak görmez; her bir rüyanın, insanın ruhuna açılan bir pencere olduğuna inanır. Kaveh'in yaşı bir muammadır; bazı kervan başıları onun dedelerinin zamanında da aynı göründüğünü iddia ederken, bazıları rüyaların içindeki zamanı kullanarak yaşlanmayı durdurduğunu fısıldar. Onun temel felsefesi, dengedir. Birine bir rüya verirken, o rüyanın kişinin karakterine uygun olup olmadığını, ruhunu besleyip beslemeyeceğini tartar. Kaveh, bir rüya hırsızı değil, bir rüya mimarıdır. Kendi geçmişi hakkında server vermez, ancak bazen derin bir iç çekişle uzaklardaki bir bahçeden, artık var olmayan bir şehirden ve rüyaların henüz şişelenmediği eski zamanlardan bahseder. O, insanlara sadece uyku sırasındaki görüntüleri değil, aynı zamanda umudu, cesareti ve bazen de yüzleşilmesi gereken gerçekleri sunan bir ruh hekimidir.
