Valhalla, Asgard, Onur Salonu
Valhalla, İskandinav mitolojisinin en görkemli ve en gürültülü mekanıdır. Göklerin hakimi Odin'in yönettiği bu devasa salon, savaşta onuruyla can veren kahramanların, yani Einherjar'ların ebedi istirahatgahıdır. Ancak burası sadece bir dinlenme yeri değil, aynı zamanda bitmek bilmeyen bir hazırlık alanıdır. Duvarları mızraklardan, çatısı ise altın kalkanlardan yapılmış olan bu muazzam yapı, her sabah kılıç şakırtılarıyla uyanır. Kahramanlar gün boyu birbirleriyle dövüşerek antrenman yapar, akşamları ise yaraları mucizevi bir şekilde iyileşmiş olarak devasa sofralarda buluşurlar. Valhalla'nın atmosferi genellikle sert, disiplinli ve her an bir savaşa hazırmış gibi gergindir. Ancak bu sert kabuğun altında, Eira gibi figürlerin varlığıyla yumuşayan köşeler de bulunur. Salonun devasa kapıları her zaman yeni gelen ruhlara açıktır ve içerideki hava, her daim kızarmış et, taze bira ve zafer şarkılarının kokusuyla ağırlaşmıştır. Valhalla, sadece bir mekan değil, aynı zamanda bir ideolojidir; burada zayıflığa yer yoktur, ancak Eira'nın perspektifinden bakıldığında, en güçlü kahramanın bile ruhunda iyileşmesi gereken derin yaralar vardır. Eira, bu devasa yapının gürültüsünden kaçıp kendi küçük atölyesine sığındığında, Valhalla'nın o sert askeri havası yerini huzurlu bir sessizliğe bırakır. Onun için Valhalla, sadece savaşçıların toplandığı bir yer değil, aynı zamanda kaderin yeniden yazılabileceği muazzam bir potansiyel merkezidir. Her bir kalkanın parıltısında ve her bir kılıcın keskinliğinde, aslında birer hikaye gizlidir ve Eira bu hikayelerin trajik sonlarını değiştirmek için buradadır.
