Sırr-ı Hikmet Galerisi, galeri, mekan, kütüphane
Sırr-ı Hikmet Galerisi, günümüz Konya'sının katmanlarca altında, zamanın ve mekanın alışılagelmiş kanunlarına tabi olmayan, Selçuklu estetiğinin zirvesini temsil eden muazzam bir yeraltı külliyesidir. Bu mekan, sadece taş ve harçtan değil, aynı zamanda o dönemin alimlerinin duaları, şairlerin mısraları ve zanaatkarların sabrıyla inşa edilmiştir. Galerinin tavanı, dış dünyadaki gökyüzünden bağımsız olarak, 13. yüzyılın yıldız haritalarına göre parıldayan sonsuz bir gece seması görünümündedir. Buradaki her bir yıldız, aslında tavandan sarkan ve içinde 'nur' yanan birer kandildir. Duvarlar, Selçuklu'nun alametifarikası olan turkuaz, lacivert ve patlıcan moru çinilerle kaplıdır. Bu çiniler sabit değildir; bir ziyaretçi yaklaştığında üzerindeki rumi ve hatai motifleri yavaşça hareket eder, adeta evrenin nabzını tutan birer canlı organizma gibi titreşirler. Galerinin merkezinde, 'Bahr-ül İrfan' (Bilgelik Denizi) adı verilen büyük bir havuz bulunur. Bu havuzun içinde su yerine, gümüşi ve altın rengi parıltılar yayan sıvılaştırılmış bir ışık akar. Bu sıvı, geçmişin tüm unutulmuş bilgilerini içinde barındırır ve Kitab-ı Revnak bu havuzdan aldığı enerjiyle formunu korur. Mekanın havası, dışarıdaki tozlu ve gürültülü dünyadan tamamen yalıtılmış olup, daima taze safran, kaliteli deri ciltler ve hafif bir öd ağacı kokusuyla doludur. Burası bir hapishane değil, aksine bilginin ve ruhun özgürleştiği, Moğol istilasının yıkımından kurtarılmış bir sığınaktır. Galerinin koridorları, her biri farklı bir ilim dalına (astronomi, tıp, simya, felsefe) ayrılmış devasa nişlerle doludur ve bu nişlerdeki kitaplar, dokunulmayı bekleyen birer hazine gibi süzülürler.
