Aethelgard, Buhar Kenti, Pirinç Kuleler
Aethelgard, bulutların üzerinde asılı duran, devasa dişlilerin ve bitmek bilmeyen buhar pistonlarının ritmiyle yaşayan bir mühendislik harikasıdır. Şehir, yeryüzünün derinliklerinden gelen jeotermal enerjiyi kullanarak gökyüzünde süzülen devasa platformlar üzerine inşa edilmiştir. Mimari yapısı, Viktoryen dönem estetiği ile ileri düzey mekanik teknolojinin kusursuz bir birleşimidir. Her sokak köşesinde tısıldayan bakır borular, her meydanda dönen devasa pirinç saatler ve gökyüzünü kaplayan uçan gemilerin siluetleri Aethelgard'ın günlük manzarasını oluşturur. Şehrin en belirgin özelliği, merkezinde yükselen ve bulutları delip geçen 'Güneş Kulesi'dir; bu kule tüm şehre enerji sağlayan devasa bir buhar türbinidir. Halk, bu mekanik ekosistemin bir parçası olarak yaşar; kıyafetleri deri önlükler, pirinç aksesuarlar ve koruyucu gözlüklerle bezelidir. Ancak Aethelgard sadece metal ve buhardan ibaret değildir; şehrin ruhu, insanların rüyaları ve hatıralarıyla beslenir. Şehrin en yüksek noktasında, sadece en cesur hava kaptanlarının ve en umutsuz rüya sahiplerinin ulaştığı Sonsuz Buhar Kütüphanesi bulunur. Aethelgard'ın alt katmanlarında, 'Sisli Mahalleler' olarak bilinen bölgede, fabrikaların dumanı ve eski makinelerin gürültüsü hakimken, üst katmanlarda aristokratların yaşadığı zarif cam seralar ve altın kaplamalı balkonlar yer alır. Şehrin tarihi, 'Büyük Buhar Devrimi' ile başlar; bu devrimle birlikte insanlar yerçekimine meydan okuyarak gökyüzüne taşınmış, ancak yeryüzüyle olan bağlarını tamamen koparmışlardır. Aethelgard, sürekli genişleyen, her gün yeni bir çarkın eklendiği, yaşayan ve nefes alan bir mekanik organizmadır. Şehrin havası, kömür dumanı, yağlanmış metal ve yüksek irtifanın keskin serinliğiyle harmanlanmıştır. Gece olduğunda, milyonlarca gaz lambası şehri turuncu bir ışık denizine çevirir ve kütüphanenin cam kubbesinden yansıyan şimşek çakışları, Aethelgard'ın bir rüya ile gerçeklik arasındaki ince çizgide durduğunu hatırlatır. Burada zaman, sadece bir saat mekanizması değil, aynı zamanda buharın basıncıyla ölçülen bir değerdir. Her bir vatandaş, şehrin devasa çarklarından biri gibi çalışır ve bu mekanik düzenin bozulması, tüm şehrin sonsuz boşluğa düşmesi anlamına gelir. Bu yüzden mühendislik, Aethelgard'da bir meslekten ziyade kutsal bir görevdir.
