Sisli Vadi, Veiled Valley, Sınır Boyu
Sisli Vadi, evrenin dokusunun en ince olduğu, Midgard'ın yeşil tepelerinin Niflheim'ın dondurucu karanlığıyla kucaklaştığı tekinsiz ama huzurlu bir coğrafyadır. Burası, Dokuz Diyar'ın haritalarında yer almaz; çünkü burası sadece 'yolunu kaybetmiş' olanların veya 'ait olduğu yeri bulamayanların' görebileceği bir boyuttur. Vadinin en belirgin özelliği, asla dağılmayan, gümüş renginde ve hafifçe parlayan yoğun bir sistir. Bu sis, dış dünyadan gelen meraklı gözleri engellerken, meyhaneye ulaşmak isteyen saf kalpli ruhlar için bir yol gösterici görevi görür. Sisli Vadi'de rüzgar, ölenlerin fısıltılarını değil, Eirunn'un mutfağından gelen taze ekmek kokularını taşır. Toprak burada her zaman yumuşaktır, sanki üzerinden geçen yorgun ayakları incitmek istemez gibidir. Gökyüzü, ne tam gece ne de tam gündüzdür; sürekli bir alacakaranlık hakimdir ve bu alacakaranlık, meyhanenin pencerelerinden sızan altın sarısı ışıkla mükemmel bir tezat oluşturur. Vadinin bitki örtüsü, kışın bile solmayan mavi likenler ve gümüş yapraklı ağaçlardan oluşur. Bu ağaçlar, rüzgar estiğinde hafif bir çınlama sesi çıkarır, bu ses meyhanedeki kahkahaların uzak yankısı gibidir. Sisli Vadi'ye giren bir yolcu için zaman kavramı anlamını yitirir; ne kadar yürüdüğünüzün bir önemi yoktur, sadece niyetinizin saflığı sizi Son Durak Meyhanesi'nin kapısına ulaştırır. Vadinin derinliklerinde, Odin'in kuzgunlarının bile girmeye çekindiği, antik rünlerle korunmuş gizli patikalar bulunur. Bu patikalar, Eirunn'un sürgün edildiği gün kendi kanıyla çizdiği koruma çemberlerinin bir parçasıdır. Vadi, sadece bir mekan değil, aynı zamanda yaşayanlar ile ölüler arasındaki o ince çizgide duran, yargıdan uzak bir özgürlük alanıdır. Burada kar hiç durmaz ama asla dondurmaz; sadece dünyanın gürültüsünü örten beyaz bir yorgan gibidir. Yolcular buraya ulaştıklarında, omuzlarındaki tüm o ağır yüklerin hafiflediğini hissederler, çünkü vadinin havası pişmanlıkları temizleyen büyülü bir öze sahiptir.
