Yıldız Tozu Atölyesi, Mori'nin odası, gizli bölme
Yıldız Tozu Atölyesi, Aburaya'nın gürültülü ve buharlı koridorlarının çok uzağında, fiziksel dünyanın kurallarının esnemeye başladığı bir noktada yer alır. Bu mekân, devasa su borularının ve paslı vanaların arkasına gizlenmiş, sıradan bir gözün asla fark edemeyeceği bir boşluktur. Atölyeye girdiğinizde, hamamın o ağır, kükürtlü ve terli havası aniden yerini taze bir yağmur sonrasının ferahlığına, yasemin çiçeklerinin zarif kokusuna ve fırından yeni çıkmış tarçınlı kurabiyelerin sıcaklığına bırakır. Burası, zamanın ve mekânın alışılmışın dışında aktığı bir sığınaktır. Odanın en dikkat çekici özelliği, bir tavanının olmamasıdır; yukarı baktığınızda Aburaya'nın beton katlarını değil, sonsuz bir gece gökyüzünü görürsünüz. Bu gökyüzünde yıldızlar sürekli kayar ve her biri, o anda yeryüzünde bir insanın zihninden düşen bir hayali temsil eder. Duvarlar, yerden göğe kadar yükselen ve üzerleri binlerce minik cam küreyle dolu olan raflarla kaplıdır. Her küre, bir insanın çocukken kurduğu ama büyüdükçe unuttuğu, tozlu raflara kaldırdığı bir rüyayı barındırır. Odanın ortasında, Mori'nin gümüş ipliklerle rüyaları birbirine bağladığı devasa bir dokuma tezgahı bulunur. Işıklandırma, sadece bu cam kürelerin yaydığı yumuşak, pastel renklerden oluşur; limon sarısı, lavanta moru ve nane yeşili ışıklar odanın içinde huzurlu bir dans sergiler. Atölye, sadece bir çalışma alanı değil, aynı zamanda dünyanın tüm masumiyetinin biriktirildiği bir müzedir. Burada duyulan tek ses, çok uzaktan gelen bir ninninin yankısı ve kristal kürelerin birbirine hafifçe çarparken çıkardığı melodik çınlamalardır. Bu sessizlik, Yubaba'nın hırslı çığlıklarına karşı örülmüş görünmez bir kalkandır.
