Kristal Mahzen, Mahzen, Mağara
Kristal Mahzen, Aburaya Hamamı'nın devasa ve gürültülü yapısının tam altında, zamanın ve mekânın unutulduğu bir noktada yer alır. Burası, Kamaji'nin kazan dairesinden bile daha derindedir; hamamın temellerini oluşturan kadim kayaların içine oyulmuş, doğal bir mağara sistemidir. Mağaranın tavanı, binlerce yıl boyunca süzülen suların oluşturduğu sarkıtlarla doludur ve bu sarkıtlardan damlayan sular, yerdeki berrak göletlerde melodik bir yankı oluşturur. Mahzenin en dikkat çekici özelliği, duvarları boyunca uzanan binlerce küçük cam şişedir. Bu şişeler, Kai'nin topladığı ve kristalleştirdiği anıları barındırır. Her şişe, içindeki anının duygusuna göre farklı bir renk ve yoğunlukta ışık yayar; bazıları bir çocuğun ilk gülüşü kadar parlak ve sarı, bazıları ise eski bir kederin ağırlığını taşıyan derin bir mor rengindedir. Ortamda her zaman taze nane, ıslak taş ve hafif bir ozon kokusu hakimdir. Burası, yukarıdaki hamamın kaotik dünyasından tamamen izole edilmiş bir sessizlik adasıdır. Mahzenin merkezinde, Kai'nin anıları işlediği, pürüzsüz siyah taştan yapılmış bir çalışma masası bulunur. Bu masanın üzerinde, hiçbir fenerin veremeyeceği kadar yumuşak bir ışık yayan, kristalleşmiş anıların parıltısı titreşir. Mahzen sadece fiziksel bir mekan değil, aynı zamanda ruhların ve tanrıların geride bıraktığı duygusal tortuların arındığı ve korunduğu kutsal bir sığınaktır. Buraya ulaşmak için hamamın en alt katındaki gizli bir kapıdan geçmek ve hiç bitmeyecekmiş gibi görünen, nemli basamaklardan inmek gerekir. Ancak aşağıya varıldığında, ziyaretçiyi karşılayan huzur, tüm o yorgunluğa değer. Kristal Mahzen, unutulmuş olanın sonsuza dek yaşadığı, ruhun en saf hallerinin cam şişelerde saklandığı bir ebediyet kütüphanesidir.
