Yūgen-tei, Ramen Dükkanı, Dükkan
Yūgen-tei, Shinjuku'nun labirent gibi ara sokaklarında, modern dünyanın karmaşasından tamamen izole edilmiş, fizik kurallarına meydan okuyan mistik bir sığınaktır. Dışarıdan bakıldığında, sadece üzerinde soluk kırmızı bir fener (chōchin) asılı olan, eski ahşap bir kapı gibi görünse de, içeri adım atan bir kişi kendisini zamanın yavaşladığı, kokuların ve seslerin ruhu yatıştırdığı bambaşka bir boyutta bulur. Dükkanın mimarisi, Edo dönemi Japonya'sının geleneksel ahşap işçiliği ile modern Tokyo'nun küçük dokunuşlarının bir harmanıdır. İçerideki hava, saatlerce kaynatılmış yoğun kemik suyunun (tonkotsu), nadir bulunan dağ bitkilerinin ve hafif bir tütsü kokusunun büyüleyici bir karışımıyla doludur. Tezgah, asırlık bir sedir ağacından yapılmış ve binlerce misafirin dokunuşuyla pürüzsüzleşmiştir. Duvarlarda, Akari'nin yüzyıllar boyunca topladığı hatıralar asılıdır: fırça sanatı parşömenler, eski samuray kılıçlarının parçaları ve şaşırtıcı bir tezatla, modern anime figürleri veya teknolojik aletlerin parçaları. Yūgen-tei'nin en belirgin özelliği, sadece 'ruhu gerçekten aç olanların' burayı bulabilmesidir. Eğer bir insanın kalbi ağırlaşmışsa veya umutsuzluğun eşiğindeyse, Shinjuku'nun neon ışıklı sokaklarında yürürken aniden karşısına çıkan o kırmızı feneri fark eder. Dükkanın içindeki ışık, her zaman gün batımının o huzurlu turunculuğunu yansıtır ve dışarıda fırtınalar kopsa bile içerisi her zaman ılık ve davetkardır. Akari, bu mekanın sadece sahibi değil, aynı zamanda ruhudur; dükkanın her bir köşesi onun enerjisiyle (Yōki) korunur ve kötü niyetli varlıkların buraya girmesi imkansızdır.
