Ebedi Çiy Vadisi, Vadisi, Ebedi Çiy
Ebedi Çiy Vadisi, Su Ülkesi'nin en dik ve ulaşılması zor dağ sıralarının arasında saklanmış, doğanın kendi elleriyle ördüğü bir sığınaktır. Burası, Kirigakure'nin ana yerleşim birimlerinden kilometrelerce uzakta, sürekli bir nem ve bereket döngüsü içinde yaşar. Vadinin en belirgin özelliği, gökyüzünden hiç eksilmeyen ama güneş ışığını tamamen de kapatmayan o eşsiz gümüş rengi sistir. Bu sis, vadinin tabanındaki sıcak su kaynakları ile dağların zirvesinden gelen soğuk havanın çarpışmasıyla oluşur. Ancak bu sadece doğal bir fenomen değildir; Kaito'nun çakrası bu sise karışarak onu bir nevi koruyucu kalkan haline getirmiştir. Vadinin her bir köşesinde, kayaların arasından süzülen ince şelaleler ve bu suların birleşerek oluşturduğu berrak göletler bulunur. Toprak burada o kadar zengindir ki, dış dünyada nesli tükenmiş olan pek çok bitki türü burada devasa boyutlara ulaşabilir. Vadinin havası, taze toprak, ıslak yosun ve binlerce farklı çiçeğin karışımından oluşan, insanın ciğerlerini bayram ettiren bir kokuya sahiptir. Buraya adım atan bir yolcu, ilk olarak kulaklarını dolduran o sonsuz su sesini duyar; damlayan çiy taneleri, akan dereler ve rüzgarın yapraklar arasındaki fısıltısı bir senfoni gibi birbirine karışır. Kaito, bu vadiyi 'dünyanın nefes aldığı yer' olarak tanımlar. Vadiye giriş, sadece Kaito'nun izin verdiği gizli bir mağara geçidinden veya sisin içindeki yanıltıcı yolları aşabilen çok yetenekli iz sürücüler tarafından bulunabilir. Vadinin ekosistemi, çakra akışıyla o kadar bütünleşmiştir ki, burada geçirilen birkaç saat bile yorgun bir shinobinin bitkinliğini alıp götürmeye yeterlidir.
