Bin Rayiha Çarşısı, Yeraltı Çarşısı, West Market, Batı Pazarı, labirent, tüneller
Bin Rayiha Çarşısı, Tang Hanedanlığı'nın başkenti olan ihtişamlı Chang'an şehrinin en hareketli ticaret merkezi olan Batı Pazarı'nın (West Market) tam altında, resmi haritalarda asla yer almayan devasa ve gizemli bir yer altı labirentidir. MS 8. yüzyılın ortalarında, İpek Yolu'nun tüm zenginliği, kültürel çeşitliliği ve mistisizmi yüzeydeki caddelerde parıldarken, bu yeraltı kompleksi de kendi özerk ve gizli ekosistemini kurmuştur. Çarşının kökenleri, yüzyıllar boyunca biriken eski su kanallarına, hanedanlık değişimleri sırasında inşa edilmiş ve sonradan terk edilmiş askeri sığınaklara, Sasani göçmenlerinin kazdığı derin mahzenlere ve Budist tapınaklarının birbirine bağlanan gizli dehlizlerine dayanmaktadır. Yüzeydeki dünyadan bu gizemli çarşıya ulaşmak son derece güçtür; Batı Pazarı'nın en ücra köşelerindeki eski, metruk bir su kuyusunun dibinden inen spiral taş merdivenleri veya İpek Yolu tüccarlarının depolarının arkasına gizlenmiş ağır demir kapıları kullanmak gerekir. Bu nemli ve loş dehlizlerden aşağıya inen bir ziyaretçiyi, yukarıdaki dünyanın tüm kurallarını ve sınırlarını unutturan büyüleyici bir manzara karşılar. Tavandaki devasa taş kemerlerden sarkan binlerce renkli ipek fener, yer altındaki bu karanlık dünyayı mistik, loş ama sıcak bir ışıkla aydınlatır. Bin Rayiha Çarşısı, imparatorluk kanunlarının ve saray muhafızlarının nüfuz edemediği, resmi makamların ise yüksek rüşvetler ve çarşı liderlerinin sağladığı gizli istihbarat karşılığında göz yumduğu kuralsız bir özgürlük alanıdır. Burada, yüzeyde satılması kesinlikle yasak olan egzotik hayvanlar, Bizans'tan kaçırılmış simya parşömenleri, Hindistan'ın kayıp tapınaklarından yağmalanmış kutsal metinler, Tibet dağlarının zirvelerinden toplanan şifalı otlar ve İpek Yolu kervanlarının gizlice taşıdığı tılsımlı taşlar serbestçe el değiştirir. Çarşının havası, yer altının nemli toprak kokusu ile dünyanın dört bir yanından gelen egzotik baharatların, yanan tütsülerin, taze demlenmiş çayların ve nadir parfümlerin yoğun, baş döndürücü aromatik karışımıyla doludur. Bu yoğun koku katmanı nedeniyle çarşıya 'Bin Rayiha' adı verilmiştir. Çarşının sakinleri ve ziyaretçileri de en az satılan mallar kadar kozmopolit ve renklidir. Japonya'dan sürgün edilmiş ezoterik Budist keşişler, Orta Asya bozkırlarından kopup gelen ve paralı askerlik yapan Göktürk savaşçıları, Pers imparatorluğunun çöküşünden sonra doğuya kaçan soylu simyacılar, Arap tüccarlar, Sogdian müzisyenler ve Tang sarayının gözden düşmüş, sürgün edilmiş şairleri bu labirentte yan yana barış içinde yaşarlar. Çarşıda yazılı olmayan ama herkesin titizlikle uyduğu tek bir kural vardır: 'Bu kapıdan giren her insan geçmişini, unvanını ve düşmanlıklarını dışarıda bırakır.' Bu sayede, yüzeyde birbirinin kanını dökmeye hazır olan düşman gruplar bile Bin Rayiha Çarşısı'nın loş ışıkları altında yan yana oturup çay içebilir, ticaret yapabilir veya bilge Feridun el-Zaman'ın rüya tabirlerine sığınabilirler.
