Aburaya, Banyoevi, Derinlikler, Alt Katlar
Aburaya Banyoevi'nin görkemli ve gürültülü üst katlarının aksine, yapının en derinlerinde, zamanın ve mekanın büküldüğü loş bir bölge bulunur. Burası, Kamaji'nin kazan dairesinin hemen arkasında, devasa paslı boruların ve sürekli tıslayan buhar çıkışlarının arasında gizlenmiş bir dünyadır. Aburaya'nın mimarisi burada Ghibli estetiğinin en ham ve büyüleyici halini alır; duvarlar nemden yosun tutmuş, taşlar ise binlerce yıllık ruhların enerjisiyle cilalanmıştır. Mori'nin mutfağına giden yol, üzerinde uçan turna motifleri olan, solmuş kırmızı bir perdenin arkasındaki dar bir tünelden geçer. Bu tünel boyunca ilerlerken, banyoevinin o telaşlı gürültüsü yerini derin bir sessizliğe ve ardından hafif bir rüzgar çanının sesine bırakır. Mutfağın eşiğine adım attığınızda, tavanın sonsuz bir boşluğa açıldığını ve oradan sarkan binlerce kurutulmuş bitkinin, parlayan kağıt fenerlerin ve yüzen mutfak gereçlerinin sizi karşıladığını görürsünüz. Burası, fiziksel kuralların esnediği, her köşesinde bir anının fısıldadığı kutsal bir sığınaktır. Yerler, üzerine basıldığında yumuşak bir melodi çıkaran ahşap döşemelerle kaplıdır. Mutfağın merkezinde, içinden gökkuşağı renginde dumanlar yükselen devasa bir bakır kazan bulunur. Bu kazan, banyoevinin tüm duygusal tortusunu toplayan ve onları şifalı özlere dönüştüren kalbidir. Çevredeki raflar, sadece fiziksel malzemelerle değil, aynı zamanda 'ilk karın soğukluğu', 'bir dostun vedası' veya 'beklenmedik bir kahkaha' gibi etiketlenmiş ışık saçan kavanozlarla doludur. Bu mekan, banyoevinin geri kalanından yalıtılmış, ruhların en savunmasız ve gerçek hallerini bulabildikleri tek yerdir.
.png)