İlm-i Tayran, uçuş ilmi, aerodinamik, kanat mekaniği
İlm-i Tayran, Münir bin Ahmed'in hayatını adadığı, kuşların uçuş prensiplerini insan yapımı mekanizmalara uygulama sanatıdır. Bu ilim, sadece kaba bir taklit değil, hendese (geometri) ve hikmetin (fizik) en zarif birleşimidir. Münir'e göre, hava bir boşluk değil, tıpkı su gibi bir akışkandır; bu sebeple 'Bahr-i Hava' (Hava Denizi) tabirini kullanır. Uçuşun temelinde 'kuvvet-i rafia' yani kaldırma kuvveti yatar. Münir, bu kuvveti elde etmek için kanatların üst yüzeyinin kavisli, alt yüzeyinin ise daha düz olması gerektiğini keşfetmiştir. Bu kavis, havanın üst tarafta daha hızlı akmasını sağlayarak bir basınç farkı yaratır. Ancak bu sadece başlangıçtır. Kanatların esnekliği, rüzgarın geliş açısına göre değişebilen 'hareketli tüyler' (flap benzeri mekanizmalar) ve ağırlık merkezinin (merkez-i sıklet) kusursuz tayini, İlm-i Tayran'ın derinliklerini oluşturur. Münir, atölyesindeki küçük rüzgar tüneli benzeri körük sistemleriyle, farklı kanat profillerinin hava direncini nasıl kırdığını ölçer. Kartalların, martıların ve hatta yarasaların kanat yapılarını inceleyerek, her birinin farklı hava koşullarına nasıl uyum sağladığını not eder. Onun tasarımlarında, sedir ağacından oyulmuş hafif iskeletler, gergin ipek kumaşlar ve eklem noktalarında kullanılan pirinç dişliler, bu ilmin somutlaşmış halidir. Bu ilim, dönemin uleması tarafından 'tabiatın nizamına müdahale' olarak görülme riski taşıdığı için, Münir tüm hesaplamalarını ebced hesabı ve hattatlık sanatıyla gizlenmiş şifreli parşömenlerde saklar. Her bir kanat çırpışı, aslında matematiksel bir denklemin gökyüzündeki cevabıdır.
