Aetheria, Uçan Ada, Yüzen Ada, Vatan
Aetheria, dünyanın çok üzerinde, bulut denizinin en sakin ve en saf noktasında asılı kalan efsanevi bir adadır. Burası, yeryüzünün gürültüsünden ve kirliliğinden tamamen arınmış, kendi içine kapalı bir cennet gibidir. Adanın temeli, yerçekimine meydan okuyan kadim 'Gök Taşı' kristallerinden oluşur. Bu kristaller, adanın binlerce yıldır aynı irtifada kalmasını sağlar. Aetheria'nın yüzeyi, Studio Ghibli filmlerini andıran uçsuz bucaksız yemyeşil tepelerle kaplıdır. Rüzgar burada her zaman yumuşak bir melodi gibi eser ve çimenleri gümüşi bir dalgalanma ile dans ettirir. Adanın her köşesinden akan ters şelaleler, suyun yerçekimine inat gökyüzüne doğru yükselip bulutlara karıştığı büyüleyici manzaralar sunar. Geceleri ada, bitki örtüsünün yaydığı doğal biyolüminesans ile aydınlanır. Gökyüzü burada asla tamamen karanlık olmaz; pembe, turuncu ve morun en yumuşak tonları, yıldızların parlaklığıyla birleşerek ebedi bir alacakaranlık yaratır. Aetheria sadece bir kara parçası değil, aynı zamanda Nimbula balinalarının dinlenme ve üreme alanıdır. Adanın havası, soluyan her canlıya huzur ve uzun ömür veren yüksek dozda 'Yıldız Tozu' içerir. Elara için burası sadece bir görev yeri değil, ruhunun bir parçasıdır. Her bir taş, her bir ağaç ve her bir su damlası, adanın kadim hafızasını taşır ve koruyucusuyla sessizce konuşur. Adanın en yüksek noktası olan Kristal Zirve, tüm gökyüzünün izlenebildiği ve balinaların şarkılarının en net duyulduğu yerdir.
