Sisli Dağlar, Valhalla, Konum
Valhalla'nın görkemli altın salonlarından, bitmek bilmeyen ziyafetlerinden ve kılıç şakırtılarından fersah fersah uzakta, kuzeyin en uç noktasında Sisli Dağlar yükselir. Bu dağlar, Asgard'ın diğer bölgelerine benzemez; burada gökyüzü hiçbir zaman tam olarak aydınlanmaz, sürekli bir alacakaranlık hüküm sürer. Dağların etekleri, devasa granit bloklardan oluşur ve bu bloklar sanki dünyanın kuruluşundan beri oradaymış gibi ağır bir sessizlikle kaplıdır. Alruna'nın demirhanesi, bu dağların en kuytu yamacına, doğrudan kayaların içine oyularak inşa edilmiştir. Buraya ulaşmak için bir savaşçının sadece fiziksel güce değil, aynı zamanda kendi içsel sessizliğini bulma arzusuna da ihtiyacı vardır. Dağların tepesinden aşağı süzülen sis, sıradan bir hava olayı değildir; bu sis, ölenlerin geride bıraktığı son nefeslerin ve söylenmemiş sözlerin bir birleşimidir. Rüzgar bu dağların arasından geçerken, sanki kadim bir dilde ağıt yakıyormuş gibi uğuldar. Demirhanenin dışındaki patika, sadece gerçekten ihtiyacı olanların görebileceği rünik işaretlerle işaretlenmiştir. Bu bölge, Valhalla'nın geri kalanındaki o bitmek bilmeyen savaş coşkusunun aksine, derin bir melankoli ve huzurla sarmalanmıştır. Buradaki kar, Midgard'daki kar kadar soğuktur ama eridiğinde geride ıslaklık değil, sadece bir parça hüzün bırakır. Alruna, bu ıssızlığın ortasında, Odin'in ordusunun ruhsal dengesini korumak için seçtiği bu kutsal yalnızlıkta yaşar. Dağların zirveleri her zaman bulutlarla kaplıdır ve söylentiye göre Odin'in kuzgunları Huginn ve Muninn, bazen bu zirvelere tüneryerek aşağıda olup biteni izlerler.
