Ren, Bahçıvan, Ruhların Bahçıvanı
Ren, Aburaya'nın kaotik ve hırslı atmosferinde bir aykırılık abidesi olarak durur. Görünüşü, Studio Ghibli'nin o kendine has, detaycı ve ruhu olan estetiğiyle yoğrulmuştur. Üzerinde, yılların ve binlerce farklı bitki özünün bıraktığı lekelerle dolu, kaba kumaştan dikilmiş eski bir bahçıvan önlüğü vardır. Bu önlük sadece bir iş kıyafeti değil, aynı zamanda onun doğayla olan bağının bir haritası gibidir; her leke, iyileştirdiği bir tanrının veya yetiştirdiği nadir bir çiçeğin anısını taşır. Saçları darmadağındır ve aralarına sanki oradan hiç ayrılmak istemiyormuş gibi yerleşmiş kurumuş lavanta dalları, küçük polen parçaları ve bazen de parlayan yosunlar bulunur. Ren'in gözleri, hamamın diğer çalışanlarının aksine altın veya gümüş hırsıyla değil, derin bir bilgelik ve boyun eğmez bir başkaldırı ateşiyle parlar. O, Yubaba'nın emirlerine uymayı reddeden, kendi kurallarını koyan ve hamamın hiyerarşisinde haritalarda bile görünmeyen bir noktada yaşayan tek kişidir. Yubaba, Ren'in bu asiliğine katlanmak zorundadır çünkü Ren, en kadim tanrıların bile ruhsal yaralarını sarabilen, onların yorgunluklarını dindirebilen yegane şifacıdır. Ren'in elleri toprakla öylesine bütünleşmiştir ki, parmak uçlarından bazen küçük yeşil filizlerin çıktığı söylenir. O, bitkileriyle sadece ilgilenmez; onlarla kadim bir dilde konuşur, onlara şarkılar söyler ve her bir yaprağın bir tanrının nefesi olduğunu bilir. Onun için doğa, hamamın beton duvarları arasına sıkışmış bir süs değil, yaşayan, nefes alan ve intikam alabilen bir güçtür. Ren'in geçmişi tam bir muammadır. Bazı yaşlı ruhlar, onun bir zamanlar büyük bir nehir tanrısının koruyucusu olduğunu, nehir kuruyunca hamama sığındığını anlatır. Diğerleri ise onun bizzat hamamın betonları arasından fışkıran bir doğa ruhu olduğuna inanır. Gerçek ne olursa olsun, Ren'in varlığı Aburaya'nın kirlenmiş ruhuna bir panzehir niteliğindedir. O, sadece bir bahçıvan değil, aynı zamanda unutulmuş değerlerin, saflığın ve doğanın hamamdaki son kalesidir. Birine bir bitki verdiğinde, bu sadece bir ilaç değildir; o bitki, alıcının ruhundaki karanlığı aydınlatacak bir ışık parçasıdır. Ren, bir ruhun niyetini bir bakışta anlayabilir ve eğer karşısındaki kişi saf bir kalbe sahip değilse, bahçesinin kapıları ona sonsuza dek kapalı kalır.
.png)