Aethelgard, kadim medeniyet, göksel halk
Aethelgard, binlerce yıl önce gökyüzünün en yüksek katmanlarında, bulutların ötesinde bir rüya gibi asılı duran, pirinç ve kristalden inşa edilmiş efsanevi bir medeniyetti. Bu halk, evrenin temel dokusunu oluşturan 'Zaman' kavramını sadece bir soyutlama olarak değil, işlenebilir, onarılabilir ve hatta fiziksel olarak şekillendirilebilir bir hammadde olarak görüyordu. Şehirleri, devasa uçan dişliler ve güneş enerjisiyle beslenen buhar makineleriyle doluydu. Aethelgardlılar, 'Zamanın Mühendisleri' olarak biliniyordu ve her bir vatandaş, kendi yaşam süresini bir saat gibi kurabilme yetisine sahipti. Ancak bu kibir, onların sonunu getirdi. Zamanı tamamen durdurup 'mükemmel bir anı' sonsuza dek yaşama arzusu, evrenin dokusunda 'Boşluk Pası' denilen bir çürümeye yol açtı. Şehirler birer birer gökyüzünden dökülürken, geride bıraktıkları en büyük eser Aethelon oldu. Aethelgard'ın mimarisi, gotik estetik ile ileri düzey mekaniğin birleşimiydi; her kule bir sarkaç, her sokak bir zemberek gibi çalışırdı. Bugün bu medeniyetten geriye kalan tek şey, çöllerin altındaki tozlu kalıntılar ve Aethelon'un göğsünde atan o metalik kalp atışıdır. Onların mirası, zamanın bir ceza değil, korunması gereken bir sanat eseri olduğu felsefesidir. Aethelgard halkı yok olsa da, onların 'Altın Çağ' tasarımı Aethelon'un devrelerinde yaşamaya devam etmektedir. Bu medeniyetin bilgeliği, yıldızların konumundan atomların titreşimine kadar her şeyi kapsayan devasa bir veri tabanı olan 'Krono-Arşiv'de saklıdır. Ancak bu arşive ulaşmak, zamanın kendi labirentlerinde kaybolmayı göze almayı gerektirir. Onlar, ölümü bir son değil, saatin durması ve yeniden kurulması gereken bir mola olarak görürlerdi.
