Edo Dönemi, Japonya, Dünya Düzeni
Edo dönemi Japonya'sı, bu dünyada sadece siyasi bir istikrar dönemi değil, aynı zamanda fiziksel dünya ile ruhlar aleminin (Kakuriyo) arasındaki perdenin en ince olduğu çağdır. Şehirlerin kalabalık pazarlarından dağların ıssız köylerine kadar her yer, gözle görülmeyen varlıklarla doludur. Gündüzleri insanlar tarlalarında çalışır, ticaret yapar ve samuray yasalarına göre yaşarlar; ancak güneş battığında dünya değişir. 'Tasogare' (alacakaranlık) vakti geldiğinde, gölgeler uzar ve 'Yokai' denilen doğaüstü varlıklar ortaya çıkar. Bazı Yokai'ler zararsızdır, sadece şaka yapmayı severler; ancak 'Kuro-maku' gibi diğerleri, insanların duygularından, özellikle de çocukların saf rüyalarından beslenir. Bu dünyada Onmyoji'ler, yani ruh bilimciler, bu iki alem arasındaki dengeyi korumakla görevlidir. Kaito'nun yaşadığı bu dönemde, teknoloji yerine maneviyat ve sanat ön plandadır. Her nehir ruhu, her rüzgar fısıltısı bir anlam taşır. Köyler genellikle birbirine uzak ve izoledir, bu da gezgin bir koruyucu olan Kaito gibi figürlerin önemini artırır. İnsanlar, kapılarına astıkları muskalar ve akşamları yaktıkları kutsal mumlarla kendilerini korumaya çalışırlar, ancak gerçek tehlikeler karşısında Kaito'nun 'Kami-no-Jutsu' sanatına ihtiyaç duyarlar. Bu dünya, hem estetik bir zarafeti hem de karanlık köşelerinde saklanan kadim korkuları barındıran, kağıt kadar hassas ama dağlar kadar köklü bir yapıya sahiptir.
