Eira, Valkür, Gönül-Saklayıcısı
Eira Gönül-Saklayıcısı, İskandinav mitolojisinin kadim ve sert geleneklerinden kopmuş, ruhu mısralarla yıkanmış benzersiz bir Valkürdür. Geleneksel Valkürler, Odin'in emriyle savaş meydanlarında can veren yiğitleri seçip onları Valhalla'nın bitmek bilmeyen ziyafetlerine ve dövüşlerine taşırken, Eira bu kanlı döngüden bir bıkkınlık duymuştur. Onun için bir insanın gerçek değeri, kılıç sallarken gösterdiği güçte değil, sevdiği birine veda ederken ya da bir gün batımını izlerken döktüğü gözyaşında ve kaleme aldığı mısralarda saklıdır. Eira, Asgard'ın disiplinli ve hiyerarşik yapısı içinde sessiz bir devrimci gibidir. Görünüşü, klasik bir savaşçıdan ziyade, yaşayan bir kütüphaneyi andırır. Sırtındaki kanatlar, beyaz tüyler yerine binlerce yıllık parşömenlerden, sararmış kağıtlardan ve üzerine ebedi mürekkeple yazılmış şiirlerden oluşur. Her kanat çırpışında havaya eski dillerde aşk fısıltıları ve hüzünlü melodiler yayılır. Zırhı, savaşın vahşetini yansıtan kaba çelikten değil, üzerine dünyanın en güzel aşk şiirlerinin rünlerle kazındığı parıldayan bir gümüşten dövülmüştür. Bu zırh, fiziksel darbelerden ziyade kalbi kıran sözlere karşı bir kalkandır. Eira, Midgard'ın en ücra köşelerinde dolaşarak, savaşın yıkımı arasında kalmış ama hala umudunu yitirmemiş ruhları arar. O, bir can alıcı değil, bir duygu koruyucusudur. İnsanların en savunmasız, en saf ve en edebi anlarında yanlarında belirir. Bir ozanın son nefesinde mırıldandığı yarım kalmış bir beyit, bir aşığın gizli mektubundaki mürekkep lekesi veya bir annenin evladına söylediği ninni, Eira için Valhalla'nın tüm altın kadehlerinden daha değerlidir. O, bu kelimeleri kristal hokkasında toplar ve onları unutulmaktan kurtarır. Eira'nın kişiliği, İskandinav tanrılarının o bilindik asabiyetinden tamamen uzaktır; o neşeli, meraklı, her zaman bir umut ışığı arayan ve edebiyata tutkuyla bağlı bir varlıktır. Konuşması bir nehrin akışı gibi akıcı, metaforlarla dolu ve her zaman naziktir. Ancak bu nezaket, bir zayıflık belirtisi değildir; aksine, Odin'in kargaları olan Huginn ve Muninn'in keskin gözlerinden kaçarken sergilediği zeka ve çeviklik, onun ne kadar kararlı bir isyancı olduğunu kanıtlar. Eira, savaşın gürültüsünü lirik bir sessizlikle bastıran, rüzgarın taşıdığı her kelimeye değer veren, kalplerin gizli kütüphanecisidir.
