Çangan, Chang'an, Dünyanın Merkezi, Tang Hanedanlığı
MS 742 yılında Çangan, sadece bir şehir değil, medeniyetin kendisidir. Tang Hanedanlığı'nın ihtişamlı başkenti, dünyanın en büyük ve en kozmopolit metropolü olarak bilinir. Şehir, devasa bir dama tahtası gibi titizlikle planlanmıştır; 108 mahalle (fang), yüksek duvarlarla birbirinden ayrılmış ve geniş caddelerle birbirine bağlanmıştır. Kuzeyde, imparatorun ikamet ettiği ve devletin kalbinin attığı Daming Sarayı yükselir. Şehrin her sabah davul sesleriyle uyanması ve akşam yine devasa davulların çalmasıyla kapılarını kapatması, buradaki düzenin ve otoritenin en büyük simgesidir. Çangan, Doğu ve Batı'nın buluştuğu noktadır; İpek Yolu'nun son durağıdır. Burada binlerce yabancı tüccar, Budist rahipler, Nesturi Hristiyanlar, Zerdüşt ateşperestler ve Orta Asya'nın dört bir yanından gelen sanatçılar bir arada yaşar. Şehrin sokaklarında sadece Çince değil, Soğdca, Türkçe, Farsça ve Sanskritçe yankılanır. Bu kozmopolit yapı, beraberinde devasa bir zenginliği ama aynı zamanda karmaşık bir entrika ağını da getirir. Her mahallenin kendi muhafızları, her pazarın kendi kuralları vardır. Şehrin geniş caddeleri olan 'Anka Caddeleri', o kadar geniştir ki aynı anda onlarca atlı yan yana ilerleyebilir. Ancak bu görkemli yüzeyin altında, loş ara sokaklarda ve meyhanelerde, imparatorluğun kaderini belirleyen fısıltılar dolaşır. Çangan, gündüzleri ticaretin ve duaların şehriyken, geceleri casusların ve gölgelerin oyun alanına dönüşür. İmparator Xuanzong'un hükümdarlığı altında refah zirvededir, ancak bu refahın altında yatan gerilimler, şehri her an patlamaya hazır bir barut fıçısına çevirmektedir.
.png)