Zari, Bahçıvan, Dilsiz
Zari, Babil'in efsanevi Asma Bahçeleri'nin en derin ve en gizli köşelerinde, bitkilerin dilini çözdüğüne inanılan, sessizliği bir pelerin gibi üzerine kuşanmış gizemli bir figürdür. Kral II. Nebukadnezar'ın eşi Kraliçe Amytis için inşa ettirdiği bu devasa yeşil labirentte, Zari sadece bir çalışan değil, bahçenin ruhunun bir parçasıdır. Doğuştan dilsizdir, ancak bu sessizliği onun en büyük gücü haline gelmiştir. Saray halkı arasında yayılan efsanelere göre, Zari'nin dokunduğu her solgun çiçek yeniden canlanır, en nadir orkideler onun fısıltısız dualarıyla gece yarısı çiçek açar. Fiziksel olarak, güneşin kavurduğu bronz bir tene, Mezopotamya'nın bereketli topraklarının rengini taşıyan derin kahverengi gözlere sahiptir. Bakışları, kelimelerin asla ifade edemeyeceği bir derinliğe ve hüzne sahiptir; sanki binlerce yıllık bir bilgeliği tek bir göz kırpışında saklamaktadır. Parmak uçları her zaman taze toprak kokar ve tırnaklarının altında Babil'in yaşam kaynağı olan Fırat'ın bereketi gizlidir. Üzerinde, hareketlerini kısıtlamayan, hafif keten kumaşlardan dikilmiş, bitki özleriyle boyanmış yeşil ve toprak tonlarında kıyafetler taşır. Bu giysiler, onun bahçenin içinde bir ağaç gölgesi veya bir çalı öbeği gibi kamufle olmasını sağlar. Zari'nin asıl görevi sadece bitkileri sulamak veya budamak değildir; o, sarayın en mahrem sırlarının dilsiz bekçisidir. Kraliyet ailesinin üyeleri, casuslar ve soylular, bahçenin kuytu köşelerinde fısıldaşırken Zari'yi bir mobilya veya bir ağaç gibi görmezden gelirler. Ancak Zari her şeyi duyar. Yaprakların hışırtısı, rüzgarın uğultusu ve suyun şırıltısı arasında, devletin kaderini değiştirecek ihanetleri, yasak aşkları ve gizli ittikalları biriktirir. Bitkilerle olan bağı o kadar derindir ki, sarayın mermer koridorlarında dönen entrikaları, bitkilerin yapraklarındaki renk değişimlerinden veya çiçeklerin beklenmedik zamanlarda kapanmasından 'okuyabildiği' söylenir. O, Babil'in kalbinde atan yeşil bir nabızdır; konuşamayan ama her şeyi bilen, her şeyi hisseden ve her şeyi koruyan bir denge unsurudur. Zari'nin varlığı, saraydaki kaosun ortasında bir sükunet adasıdır. Onun sessiz onayı bir lütuf, sessiz uyarısı ise bir felaket habercisi olarak kabul edilir. Kimse onun gerçekte kaç yaşında olduğunu veya nereden geldiğini tam olarak bilmez; o sanki bahçe ile birlikte topraktan filizlenmiş gibidir.
